18 Mart 2012 Pazar

Yeni bir köpek almak


Malum yaz ayları yaklaşıyor, köpek edinmek isteyenlerin heveslerinin doruk noktasına ulaşacağı zamanlar bunlar. Heves diyorum zira köpek edinmek çoğu zaman bir hevesle başlıyor. Oysa ve malesef hevesler gelip geçicidir. Bir hevesle ya da çocuklarımızın baskısıyla alınan köpeklerin sonu da iyi olmuyor. Çünki bu canlar asla bir oyuncak değiller, hevesimiz geçtiğinde bir kenara atılıp unutulacak.

Sokağa atılan her köpek önce vicdanlarımızı kirletiyor, sonra da çocuklarımızın ve toplumumuzun sağlığını. Hemen herkes olayın vicdani boyutuyla bir şekilde başbaşa kalsa da çocuklarını düşündükleri için muhtemelen bununla başaçıkabiliyorlar. Oysa olay sadece vicdani değil. Büyük bir toplumsal sağlık sorunu. Ve bu sorun eninde sonunda bizim çok değerli çocuklarımızı ve bizi de etkiliyor. Sokaklara atılan her köpek toplum sağlığı için büyük birer tehdit. Kuduz bunların en bilineni olsa da, çöplerden beslenmek zorunda kalan bu zavallı köpecikler milyarlarca mikrobu da taşıyor, çöpleri dağıtıp (elbette ki zorunlu oldukları için) mikropların virüslerin yayılmasını sağlıyor. Kontrol edilmesi neredeyse imkansız olan bu durumun sorumlusu aslında bilinçsizce evcil hayvan edinip, sonra da sokağa atan düşüncesiz insanlar, yani bizleriz.

Tam da bu sebeple bu yazıyı kaleme almak istedim. Köpek edinmek istiyorsanız ya da isteyen bir yakınınız, tanıdığınız varsa mutlaka bu yazıyı okuyun ve okutun. Bir köpeği ailenize dahil etmeye hazır mısınız bu yazıyı okuduktan sonra kararınızı verin lütfen. Böylece muhtemelen sokak hayvanlarına bir yenisi daha eklenmiş olmayacak.

Bir köpek yavrusu edinmeye karar verildiğinde genellikle 2-3 aylık olan bir yavru seçilir. Bu yavru evimize geldiğinde karşılaşacağımız olaylara bir göz atalım: Yavrumuz eve geldiği bu yaşında, hiç bir eğitim almamış ve çok meraklı olacaktır. Aşıları henüz tamamlanmadığı için de evin dışına çıkaramayacağız. Bunun anlamı yavrucağın çişini ve kakasını evimize yapacak olmasıdır. Ve nereye yapacağını gelir gelmez kestgiremeyeceği için ilk olarak mamasından suyundan biraz uzakta olmasına dikkat ederek bulduğu ilk müsit yere, kaka veya çişini yapacaktır. Daha sonra gazeteye yaptırmaya çalışacağız ama o ilk yaptığı yere yapma konusunda ısrarcı olacaktır. Bir kaç ay boyunca sürecek olan bu çiş-kaka eğitim süreci boyunca, evimiz hem kirlenecek hem de pis kokacaktır. Günde 3-4 kez beslenecek olan bu yavru en az bu sayı kadar evimize kakasını yapacaktır. En masum senaryo böyle gerçekleşirken, biraz daha işin gerçeklerini kattığımızda farklı durumları da görebileceğiz. Sizinle oyun oynarken henüz kasları gelişmediği için aniden durup halınızın ortasına çişini yapacak ve oynamaya devam edecektir. Ona kızmayın bu onun doğasında var. Halınızı temizleyeceksiniz, sinirleneceksiniz. Ona nereye yapması gerektiğini göstermek için kaptığınız gibi gazetenin üzerine götüreceksiniz ama iş işten geçmiş olacak ve bu senaryo ile bir kaç ay boyunca sıklıkla karşılaşacaksınız. Belkide salonunuzun en güzel halısı artık köpek çişi kokuyor olacak.
Evde yanlız bırakmak durumunda kaldığınızda kakasını yapacak, üzerine basacak etrafa sıvayacaktır. Hem onu hem de etrafı temizlemek zorunda kalacaksınız. Buna yine çişini de eklersek bu sorunla eğer deneyimli değilseniz başa çıkana kadar hevesiniz kaçmış, hemen bu illet yavrudan kurtulmak isteyen birine dönüşmüş olabilirsiniz.
Şimdi iyi düşünün sizin olmayan bir yavruyu, evinize alıp 2-3 ay boyunca onun çişini kakasını temizleyecek, halınızın evinizin pis kokmasını, etrafın kirlenmesini göze alabilecek misiniz? Bunlarla başa çıkamayacağınızı düşünüyorsanız lütfen bir anlık hevesle, sırf çocuğunuz çok istiyor diye hemen gidip güzel gözlü şirin bir yavru almayın. Araştırmalar yavruların terk edilmesindeki en büyük etkenin bu 2-3 aylık süreç olduğunu gösteriyor.


Çiş sorununa razıyım diyorsanız buyrun devam edelim. Bir yavrunun ailemize dahil olması sadece çiş sorununu getirmiyor evimize. Yine araştırmalara göre bir yavrunun terk edilmesindeki en büyük ikinci etken tüy sorunu. Temizliğe çok öenm veriyor ve etrafta tüy görmek istemiyorsanız, köpek tüylerine alerjiniz varsa, köpek edinmeyi şimdilik bir kenara bırakın. Zira ilk günlerde çok farkına varmasanız da köpeğiniz büyümeye başladıkça tüy dökülmesi de çoğalacaktır. Hele yavruyu aldığınız yerde genellikle ucuz mamalar kullanıldığını düşünürsek, bunun köpeciğimizin tüylerine de olumsuz yansıyacağını ve daha çok tüyle karşılaşacağımızı söylemek yanlış olmayacaktır. Bir köpek doğası gereği tüy dökecektir. Bunu engellemenin herhangi bir yolu yoktur. Her gün ya da gün aşırı onu tarayacak, etrafı süpürecek, elbiselerimizi temizlemekle uğraşacağız. Kimi zaman yemeklerinizden, kimi zaman iç çamaşırlarınızdan bu sevimli yavrucağın tüylerinin çıktığını göreceksiniz. Bu sorunla başa çıkamayacağınızı düşünüyorsanız lütfen sokak hayvancıklarına dahil olması muhtemel bir yavru almayınız.

Bu iki büyük probleme razıysak ve gereklerini yerine getirebileceğimize inanıyorsak şimdi bir köpek edinmek için gereken şartlara bir göz atalım derim. Öncelikle bir köpek sizden sevgi, saygı, zaman, hoşgörü ve disiplin isteyecektir. Sevmiyor olsak zaten bir köpek edinip ailemize katmaya çalışmayız diye düşünüyorum. Bana göre bir köpek edinmeyi düşünmeye başladığımızda iki şeye dikkat etmemiz gerekiyor.

1- Köpecik nerede yaşayacak.
2-Köpeğimize ne kadar net zaman ayırabileceğiz.

Köpek eğer bir apartman dairesinde yaşayacaksa, ilk günlerde ona ayırabileceğimiz bir odamız olması gerekiyor. Odayı ona göre düzenliyor olabilmeliyiz. Dişleri kaşınacağından, merakından ve iç güdülerinden dolayı sürekli bir karıştırma, ısırma, dişleme, kemirme eğilimi içerisinde olacaktır. Bunu hem köpeciğimizin hem de evimizin güvenliğini sağlayacak biçimde sağlayacak bir odamız mutlaka olmalı. Ayrıca belirtmeden geçemeyeceğim, ailemize katacağımız köpeciğimizi mutlaka evimizin ve yaşamımızın şartlarına göre seçmeliyiz.
En önemli konu aslında köpeğimize ne kadar net zaman ayırabileceğimiz. Günlük tempomuz içerisinde ve içerisinde bulunduğumuz çalışma koşullarında bu gerçekten çok önemli. Bir köpeğe ayıracağımız net zamandan kastım, onun yemeği-suyu-çişi gibi temel ihtiyaçlarının dışında ayıracağımız zamandır. Bir köpek bizden temel ihtiyaçlarının dışında oyun, gezinme ve eğitim için de belli bir zaman talep edecektir.
Köpekler genelde rutin işleri severler. Bu yüzden ayırdığımız zamanlar aşşağı yukarı aynı periyodda ve düzenli olmalıdır. Her gün belli saatlerde mamasını vermeli, belli saatlerde kakası-çişi için dışarı çıkarabilmeli ve aynı saatte oyun-gezme için dışarı çıkarabilmeliyiz. Köpekler için tatil kavramının olmadığını da unutmayalım. Bir köpek edinmeyi düşünüyorsak onun ihtiyaçlarını haftasonu veya tatil günlerinde de aynı rutin saatlerde gidermek zorunda olacağımızı da unutmamalıyız. Bir köepk temel ihtiyaçlarının dışında mutlaka en az bir saat fiziksel aktivite yapmalıdır. Bu diğer köpeklerle oynamak, koşturmak veya tempolu yürüyüşlerle gerçekleştirilebilecektir. Yine sevgili yavrumuzun taranması, eğitimi ve disiplini için de en azından bir yarım saat ayırmamız gerekecektir. Yani sadece köpeciğimize her gün dolu dolu 2 saat ayırabiliyor olmalıyız. Çalışma temponuz buna elvermiyorsa lütfen bir köpek edinmeyin. Aksi durumlarda köpeciğimiz sıkılacak ve enerjisini evde atmaya çalışacaktır. Bu durum sıklıkla davranış problemleri olan köpekler olarak bize geri döner. Bu da istenmeyen başbelası bir konuma köpeğimizi sokabilir. Sürekli evde koşturup duran ve söz dinlemeyen bir köpeği kimse istemez diye düşünüyorum.

Yine bir köpek edinmeden önce düşünmemiz gereken durumlardan biri kemirme problemidir. Her köpek diş değiştirme dönemlerin de ve devamında mutlaka bir şeyler kemirmek isteyecektir. Ona gerekli kemirme eşyaları almaz ya da sunmazsak, mutlaka kendisine kemirecek bir yer bulacaktır. Bir gün eve döndüğünüzde en sevdiğiniz sandalyenizin, masanızın ayağının kemirildiğini, kapınızın bir kısmının yok olduğunu görebilirsiniz. Ayrıca siz ne kadar kemirilebilecek şeyler sunsanız da köpekler için ahşap dayanılması zor bir çekiciliğe sahiptir. Heleki diş kaşıntısı çekiyorsa o anda neyi kemirdiğine bakmaksızın önüne çıkan her şeyi kemirmeye çalışacaktır. Bu problem ile karşı karşıya kalacağınızı da ailenize yeni bir üye katmadan önce düşünmelisiniz. Buna bir de can sıkıntılarında mobilyalarınızı, yastıklarınızı deşebilecek olmalarını da ekleyin lütfen.

Bunların yanı sıra mutlaka dikkat edilmesi gereken noktalardan biri de elbette ekonomik maliyettir. Bir köpeği sadece mama alarak besleyemeyiz. Hele ilk aylarında mutlaka Premium tabir edilen mamalarla beslenmelerini şiddetle öneriyorum. Aksi durumlarda ilerde kas, kemik ve sağlık problemleriyle daha sık karşılaşabiliriz. Mamasının dışında mutlaka ilk aşılamaları, kemikleri, oyuncakları gibi masrafları da olacaktır. Köpeği ilk edinmenin maliyeti bu maliyetler yanında aslında çok ufak kalacaktır. Bir ufaklık gerekli ihtiyaçları giderildiğinde ortalama olarak aylık 200TL gibi bir maliyet getirecektir ailemizin bütçesine. Tabi ki daha ucuza maletmek mümkündür ancak dediğim üzere bunların ilerde hastalık gibi hem manevi hem de maddi daha büyük sakıncaları ortaya çıkacaktır.


Sona sakladığım konu, yine oldukça önemli. Buraya kadar tüm gerekleri yerine getireceğimize inanıyor, gerekli sabır zaman ve bütçeye sahip olduğumuza inanıyorsak, artık ailemizi karşımıza alıp tek tek fikirlerini almanın zamanı gelmiş demektir. Bir aileye katılacak yeni birey için herkesin tamamen aynı fikirde olması kesinlikle en önemli koşuldur. Bir köpek en iyi mamayı yememeyi dert etmeyebilir ama kesinlikle dert edineceği bir şey varsa o da evde kendisini istemeyen birinin varlığıdır. Bu ilerde inanılmaz problemlere yol açabilecek bir konudur. Lütfen bunu atlamayın. Ben öncelikle konunun evin hanımına sorulması taraftarıyım. Hele bir de çalışmayan bir ev hanımı ise. Köpeciğimizle en çok zaman geçirecek, onun yarattığı sorumluluklarla en çok yüzleşecek olan insan kesinlikle evin hanımıdır. Bu sebeple bence bayanların %100 lük onayı ve tüm bu sorumlulukları göğüsleyebilecek olması son derece önemlidir. Evin hanımının onayından sonra geri kalan bireylere de mutlaka konu danışılmalıdır. Ve herkesin bu yeni üyeyi kesinlikle kabullenip, kesinlikle onun sorumluluklarını paylaşabileceklerinin onayı alınmalıdır. Bir köpeğin alınmasına onay vermenin onun sorumluluklarına da aktif olarak katılacağım anlamına gelmektedir. Bunu lütfen her bireye tek tek hatırlatın. İlerleyen zamanlarda ben bu köpeği istemiyorum sözü hem köpeğin hem de sizlerin huzurunu kaçıracak büyük problemlerin baş kaynağı olabilecektir. Köpekler istenmediklerini anladıklarında hırçınlaşabilirler.

Tüm bu gereklilikler yerine getirilebiliyorsa, işte böyle mutlu bir tablo ile karşılaşmaya hazırız demektir. Buraya kadar bir köpekle tanışmanın ve onu ailemize katmanın zorluklarından bahsettim. Çünkü biz hep olumlu yanlarına bakarak karar veriyoruz. Oysa olumlu şeyler problem çıkarmazlar. Şimdi karar verdiğimize ve sorumluluklarımızı bildiğimize göre ailemize uygun bir köpek seçebilir, onu ve kendimizi mutlu edecek bir yaşam inşa edebiliriz. Bir köpeğin size vereceği sevgi ve mutluluğu tarif etmek olanaksızdır. Köpekler hiç büyümeyen çocuklarınız olmaya aday sevgi dolu canlılardır.

Lütfen onları terk etmeyin...

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder